top of page

Ben kimim?

1974 yılında İstanbul’da, 3 oğlan çocuğundan 10 yıl sonra dünyaya geldim. Sonraları anlıyorum ki bu detay -tıpkı diğer her şey gibi- benim ruhsal gelisimim açısından büyük önem taşımakta. Liseyi İzmir’de bitirdikten sonra İstanbul’a döndüm üniversite için. 1997 yılında Boğaziçi Üniversitesini İngiliz Dili ve Edebiyatı’ndan mezun olduktan sonra Ankara’ya taşındım, zira o yıllarda tek özel üniversite vardı İngilizce öğretmeni olarak çalışabileceğim. Mesleğimle ilgili her türlü eğitimi -master dahil- alıp hemen her alanında tecrübe edindiğim Bilkent Üniversitesi benim için tam bir eğitim yuvası oldu. Aynı zamanda çocukluğumdan beri en büyük tutkum olan dansla da epey bir haşır neşir olma şansını tanıdı bana hayat. Kendimi 10 -15 yıl süren bir sevdayla flamenkoya adadım desem yalan olmaz. Sonra doğduğum şehre olan başka bir sevdam alevlenince İstanbul’a geri döndüm. Sabancı Üniversitesinde bölümdeki çeşitli İngilizce derslerini vermeye başladım. 2010 yılından beri halen aynı işe devam ediyorum. Tabi arada cok şey oldu… Hayat… Hastalıklar, ölümler, pandemi, hayal kırıklıkları, kahkahalar, çok kalbi bir sürü şey.

Hayatım boyunca hep spiritüel ve psikolojiyle ilgili konulara çekildim en az dans kadar. 2001 yılında başladığım yoga alanında eğitmenlik eğitimi almam pandemiye rastladı. Çok feyz aldığım Zeynep Aksoy'un, yoga anlayışımı kökten değistirip, bilgeliğiyle ufkumu açma konusundaki -halen devam eden- katkısına minnettarım. Aynı yıl psikoterapiye olan tutkum beni Neurosystemics Care eğitimine götürdü. Hep hayal ettiğim bir eğitim olan Care Türkiye eğitimi, hayatıma hayallerimin de ötesinde bir değişim ve dönüşüm getirdi 3 yıllık yolculuğumuz sonunda. Hayatta en çok minnettar oldugum şeyler; muhteşem terapistimle beraber terapiye başlamam ve Care Türkiye eğitimini almamdır diyebilirim… Tabi kedişlerim ve can dostlarımdan sonra :)

Halen Neurosystemics Clinical Mentorship eğitimine devam ediyorum. Son yıllarda hayat, hayallerim arasında yer alan birebir seansların yanı sıra Sinir Sistemi Güçlendirme Grupları’nda kolaylaştırıcılık yapma fırsatını verdi.

Jung der ki: “İyi bir terapist olmak için birincisi 35’ini geçmek, ikincisi başka bir işte başarılı olmak; üçüncüsü de edebiyata meraklı olmak gerekir”. Hepsine tik attıktan sonra biliyorum ki bu daha başlangıç. İnsanlara oldukça inişli çıkışlı, yokuşlu, keskin virajları olan güzelim hayat yolculuğunda eşlik edebilme şansını yakalayabildiğim icin müteşekkirim.

 

Bugün eğitim olur, yarın seans, öbür gün seminer, her ne şekilde olursa olsun insanlara dokunmak, onlara iyi gelmek hayatta hep bana en iyi gelen şey oldu. Düşe kalka, bazen gülüp bazen ağlayarak ama can cana yürüyebilmek hepimiz icin en büyük dileğim.

bottom of page