top of page

Yoga

Yogaya başlama yılım 2001… Bundan birkaç ay önce “İnsanlar niye yoga yaparlar ki dans etmek varken?” dediğimi hatırlıyorum. Çok geçmedi ani bir ayrılık ardından gelen derin bir kalp acısı ve akabinde annemin bypass ameliyatından sonra kendimi yoga sınıfında buluvermiştim. Ne de iyi gelmişti… Sonrasında yoganın benim için ifade ettiği anlam ben degistikce değişti. Şimdilerde sadece rahatlamak için yaptığım bir dizi hareketten çok kendimle bağ kurmaya çalıştığım her pozda kendime dinlemeye çalıştığım, kendime şefkatle yaklaştığım ve neyi neden yaptığımı daha çok bildiğim bir alan. Yoga kisvesi altında epey bedenime şiddet uygulandığı veya uyguladığım zamanlar epey geride kaldı.

Benim yaptığım yoga sinir sistemine duyarlı mindfulness temelli diyebilirim. Yoga terapi diye de adlandırılabilir. Kendime karşı şefkatli bir yerden bilimsel olarak yararı ispatlanmış haraketleri kendi anatomime uygun şekilde yaparken kendi bedenimi daha sağlıklı bir yere taşırken, zihnimde yeni nöral ağların oluşmasına da yardım edecek hareketleri tercih ediyorum. Oldukça Latif bir yerden bedenimde oluşmuş olan yaşadığım travmaların etkisini sinir sistemimin kaldırabileceği ölçüde sağaltmaya çalışıyorum da diyebilirim.

4 yıldır aldığım Sinir Sistemi üzerine eğitimle Zeynep Aksoy’un engin bilgi ve tecübesinden damıttıklarını birleştirerek sinir sistemimize uygun, biricikliğimizi onurlandıran ve herkesin kendisiyle bağ kuracak kadar rahatlayıp gevşerken fasya ve vücudunu optimal düzeye taşıyabilecek alanlar açmaya çalışıyorum yoga derslerimde… hepimizin beraber şefkatle sadeleşip daha sağlıklı beden, ruh ve zihinlere sahip olmamıza olanak tanıyan…

 

Malum hayatta kalmaya değil serpilip neşeyle büyümeye, en iyi versiyonumuz olmaya geldik bu hayata… Tüm uğraşım da bu yönde… Yan yana, can cana…

bottom of page